Son Haberler
Anasayfa » Dinlediklerim » Farid Farjad – Golha

Farid Farjad – Golha

Farid Farjad yani “Kemanı ağlatan adam” olarak tanınan sanatçının çaldığı “Golha” isimli eserini sizler için paylaşıyorum.

farid-farjad

Farid Farjad Kimdir ?

Farid Farjad Fars asıllı ABD vatandaşı keman virtüözü. “Kemanı ağlatan adam” olarak bilinir ve dünyanın en iyi keman virtüözlerinden birisi olarak kabul edilir.

8 yaşından beri keman çalan İranlı bir müzisyen olan Farjad, 1938 yılında Tahran’da doğmuştur. 1966 yılında, Tahran Müzik Konservatuarı’nda klasik müzik üzerine master yapmış, bundan sonraki adımında Tahran Senfoni Orkestrası’nda önemli görevler üstlenmiştir. Fars Halk Müziği birikimine sahip olan Farjad, keman ile Klasik Batı müziği üzerinde de çalışmalarda bulunmuştur. Bu çalışmaları Fars müziğinin gelişmesinde önemli bir yer tutmuştur.

Farjad, Pehlevi Hanedanı döneminde doğmuş fakat 1979 yılındaki İran İslam Devrimi öncesinde ülkesinden ayrılarak Kaliforniya’ya yerleşmiştir. Bu yıldan itibaren ABD vatandaşlığına geçmiş ve yaşamını ABD’de sürdürmüştür. Fakat kendisini ABDli değil, İranlı ve Fars olarak nitelendirmektedir. Devrimden sonra İran’da müziğin “haram” ilân edilmesi ve yasaklanmasından sonra Farjad’ın ve birçok Fars müzisyenin ülkeye girmesi yasaklanmıştır. Sanatçı yıllardır Los Angeles’ta yaşamaktadır.

Farjad’ın, yalnızca piyano ve keman kullanarak oluşturduğu Anroozha (O Günler) isminde[14] beş albümden oluşan bir albüm serisi bulunmaktadır. Ayrıca Golha Orkestrası adlı kolektif iki albüm de sanatçının eserleri arasındadır. Bu albümlerde Farjad, kendi deyimiyle doğadaki hüznü notalara dökmüştür. Albümlerinin bu yönde oluşmasının sebeplerinden birisi olarak devrimden sonra ülkesinden uzaklaşması ve ülkesinden uzakta yaşamak zorunda kalmasını göstermiştir.

Anroozha serisinin ilk dördünde Farjad’a Abdi Yamini, beşinci albümde ise eşi Mitra Tavakkoli Farjad piyano ile eşlik etmiştir.

Golha Şiiri

Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı, yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden,
Gönüldeki resimlerden.
Düştüğümden beri peşine.

******************İnsanlar varmış yokmuş, film izler gibi
******************Yaşayıp ölürler sanki bir sır gizler gibi

—Yola koydum, gönülden bir kervan
—Dönsün yükü dolu, dönsün devran
—Dağlarında duman, gözlerinde seyran
—Yollarımda kış, içimde hardın, yar

Düştüm de ırmaklarına, aktım
Denizlerine vardım da,
Kumlarına bastım.
Derinlerinde boğuldum da
Kaç inci yuttum, sularında

******************Ayakları olsa da kuşların uçmayı severler
******************Solacağını bilse de çiçekler açmayı severler

—Yüce dağlar aştım, soğuklarda kavruldum
—Çöllerde yoruldum, rüzgarla savruldum
—Kaç kere gelecekken yolumdan çevrildim
—Dönen mevsimlerin çarkında bahardın, yar

Bir burun sızlamasıyla başlar
Kemanın inlemesi
Ve gözler yaşarır
Bir ney üfledikçe yakar
Ve bir keman sürekli ağlar
Ah ayrılık yaman ayrılık
Ve ben her gece kıvrılıp uyurum
Fotoğrafının köşesinde

******************Çivi de asılı saat, bende açtığı yaralar kalıcı
******************Kaç hayalimin başını vurdu, sallanan kılıcı

—Tutup kulaklarından çekmeli şu şiirlerin
—Ttuklusuyum, yolsuz, hayalet şehirlerin
— Esaretimin şerefine başı vurulsun esirlerin
—Divane edip de beni, efsanelere kardın, yar

Tutunmaya çalışırken teline
Koca tufan
Ancak savura bildi saçını
Güvenli bir oda olsa
O da sende olsa

******************Cambazın ipi, gülüşü palyaçonun, ruhumu sallar
******************Kaç ölüyü diriltti içimde, umutlu, ruhsuz masallar

—Bir akşamda yaşadım ömrümün gecelerini
—Ağır taşlara bağladım sevgimin hecelerini
—Yedi kere yuttum masallarının cücelerini
—Kadın kılığındaki kurdu, başıma sardın, yar

Sevdiğim
Bir yanın yeldi, Bir yanın hayal
Koşarken peşinde rüyamın
Bir gül ağacıydım
Tufanın ayakları altında
Kırılıp ta kokan

******************Kelimelerin kelama dönüştüğü yerde
******************Isırıp ta dilimi, gönüllü oldum bu derde

—Aydınlıktan karanlığa, rüya da gördüğüm sensin.
—Geceden gündüze, zaman da döndüğüm sensin
—Akıldan gönül’e, fikirlerimde kördüğüm sensin
—Pencereden başını uzatıp, uzatıp kaçardın, yar,

Sefil bir
Papatya yaprağında
Aciz bir fal korkusu içinde,
Titrek ve solgun, aşka
Kurban olacağım
Golha!
Islanmışken, beyaz
Kağıtta mürekkep

******************Şiirlere basa basa ulaşmak ötelere
******************Önce bulup, sonra kaçışmak sotelere

—Bir kahve sohbetinde, açılan fallarda sen
—İğde kokusu ve patika, yeşeren dallarda sen
—Ayak izleri ve rüzgar, tozaran yollarda sen
—Bir tebessümle dünyama, renkleri saçardın, yar

Golha!
Bakar
Derinlerde gezer gibi
Yürür
Cennete girer gibi
Ve dokunur
Meleğin kanadı tenime

******************Gül-i Zarda kırda tüm çiçeklerin adı senindir
****************** da şerbette her lezzetin tadı senindir…

—Golha kırların süsü, etekler kekik kokusunda
—Uçuşacak tüyleri, hindiba nefes korkusunda
—Ah hangi cennetlere girer, söğüt uykusunda
—Bir yaprağın serininde, savrulur uçardın, yar

Uçuşur kalemim ateşler içinde
Ne seni yeter yazmaya,
Olsa denizler, mürekkep
Nede yeter seni anlatmaya
Birleştirse ömürleri, zaman

******************Gözlerinde suların titrediği göle döndüm
******************Henüz damlası düşmeden eriyip söndüm

—Sen acının, elemin, açlığın telafisi
—Varsın çıksın senden sonrasının çivisi
—Avuçlarımda titrer, güneşin mavisi
—Ben sana sen yıldızlara akardın yar

Dilim harap oldu!
Antika lisanlar,
Döküldü türab oldu.
Çürüdü insanlar,
Sen golha
Benden içre senden öte
Cennet yolcularının
Dilindeki türküsün

******************Değdi gözlerime ruhunun aşka secdesi
******************Ruhuma sarıldı, kanıma karıştı vecde si

Golha
Çölde su
Bir damla kan,
Ve tuzlu Akdeniz
Bir damla göz yaşında.
İnsanın öz suyu ana rahminde
Ve bir ölünün ruhuna üflenecek duasın

Golha
Bırakıp ta dünyayı
Aşağıyı yukarıyı
Bihaberim mazi deki isimlerden
Gönüldeki resimlerden
Düştüğümden beri peşine

Recep Satılmış

Hakkında Ali Gültekin

İstanbulda yaşıyorum, Aslen Karamanlıyım. Amatör olarak Web alanında uğraşıyorum. Projelerimde en çok kullandığım hazır scriptler; Joomla ve Wordpress ağırlıklıdır. Açıköğretim okuyorum..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir